Teknik Analiz Nedir?

· 5 min read

Yaygın adıyla grafik analizi de denen teknik analiz (TA), geçmiş fiyat ve hacim verilerinden yola çıkarak piyasanın bundan sonra nasıl davranacağını öngörmeyi amaçlayan bir analiz yöntemidir. Kripto para piyasasında dijital varlık alım satımının da ayrılmaz bir parçasıdır.

Bir varlığın fiyatıyla ilgili pek çok etkeni birlikte inceleyen temel analizin (FA) aksine teknik analiz yalnızca geçmiş fiyat hareketlerine odaklanır. Bu yüzden fiyat dalgalanmalarını ve varlık hacmi verilerini incelemek için kullanılır; birçok yatırımcı elverişli trendleri ve fırsatları bu yolla yakalar.

Teknik analizin ilk biçimleri 17. yüzyılda Amsterdam'da, 18. yüzyılda ise Japonya'da görülse de modern teknik analizin kökeni çoğunlukla finans gazetecisi ve Wall Street Journal'ın kurucusu Charles Dow'un çalışmalarına dayandırılır. Tek tek varlıkların ve piyasaların çoğu zaman ayrıştırılıp incelenebilen trendler halinde hareket ettiğini ilk fark edenlerden biri Dow olmuştur. Çalışmaları daha sonra Dow Teorisi'nin doğmasını sağlamış, bu da teknik analizde yeni gelişmelerin önünü açmıştır.

İlk dönemlerde teknik analizin temel yöntemleri elle tutulan tablolara ve elle yapılan hesaplara dayanıyordu. Teknolojinin ve modern bilgisayarların gelişmesiyle birlikte teknik analiz yaygınlaştı ve bugün pek çok yatırımcı için vazgeçilmez bir araç haline geldi.

Teknik analiz nasıl çalışır?

Yukarıda değindiğimiz gibi teknik analiz, özünde bir varlığın güncel ve geçmiş fiyatlarının incelenmesidir. Yöntemin temel varsayımı şudur: fiyat hareketleri rastgele değildir ve zaman içinde çoğunlukla ayırt edilebilir bir trend yönünde ilerler.

Teknik analiz aslında genel piyasa duyarlılığını yansıtan arz ve talep güçlerinin analizidir. Başka bir deyişle bir varlığın fiyatı, alış ve satış yönündeki karşıt güçleri yansıtır; bu güçler de yatırımcıların duygularıyla, özellikle de korku ve açgözlülükle yakından ilişkilidir.

Şunu belirtmek gerekir: işlem hacminin ve likiditenin yüksek olduğu, normal koşullarda işleyen piyasalarda teknik analiz daha güvenilir ve daha etkili kabul edilir.

Yatırımcılar fiyatları incelemek ve nihayetinde fırsatları belirlemek için gösterge (indikatör) adı verilen çeşitli grafik araçlarını kullanır. Teknik analiz göstergeleri mevcut trendleri tespit etmeye yardımcı olur ve olası gelecek trendler hakkında ayrıntılı bilgi verir. Bazı yatırımcılar riski azaltmak için birden fazla göstergeyi bir arada kullanır.

Sık kullanılan teknik analiz göstergeleri

Teknik analizle işlem yapanlar, grafiklere ve geçmiş fiyat davranışına bakarak piyasa trendlerini belirlemek için birbirinden farklı pek çok gösterge kullanır. Bunların arasında en yaygın ve en bilinenlerden biri Basit Hareketli Ortalama'dır (SMA). Adından da anlaşılacağı gibi SMA, varlığın belirli bir dönemdeki kapanış fiyatlarına göre hesaplanır. Üstel Hareketli Ortalama (EMA) ise SMA'nın değiştirilmiş bir sürümüdür ve son kapanış fiyatlarına daha eski kapanışlara kıyasla daha fazla ağırlık verir.

Yaygın kullanılan bir diğer gösterge, osilatör denen gösterge sınıfına giren Göreceli Güç Endeksi'dir (RSI). Fiyat değişimlerini zaman içinde basitçe takip eden hareketli ortalamaların aksine osilatörler, fiyat verisine matematiksel formüller uygular ve önceden tanımlanmış bir aralıkta değer üretir; RSI'da bu aralık 0 ile 100 arasındadır.

Bollinger Bantları (BB) ise yatırımcılar arasında oldukça popüler olan bir başka volatilite göstergesidir. BB göstergesi, bir hareketli ortalamanın çevresinde ilerleyen iki yan banttan oluşur. Piyasadaki olası aşırı alım ve aşırı satım bölgelerini tespit etmek ve volatiliteyi ölçmek için kullanılır.

Görece basit teknik analiz araçlarının yanı sıra, veri üretmek için başka göstergelerden yararlanan göstergeler de vardır. Örneğin Stokastik RSI, standart RSI'a matematiksel formüller uygulanarak hesaplanır. Bir diğer popüler örnek, Hareketli Ortalama Yakınsama Iraksama (MACD) göstergesidir. MACD'de iki EMA'nın farkı alınarak ana çizgi (MACD çizgisi) oluşturulur. Bu çizginin üstel hareketli ortalaması alınarak ikinci çizgi, yani sinyal çizgisi üretilir. Ayrıca bu iki çizgi arasındaki farka göre hesaplanan bir MACD histogramı bulunur.

İşlem sinyalleri

Göstergeler genel trendleri yakalamak için faydalı olsa da olası giriş ve çıkış noktaları (alış veya satış sinyalleri) hakkında bilgi vermek için de kullanılabilir. Bu sinyaller, gösterge grafiğinde belirli olaylar gerçekleştiğinde ortaya çıkar. Örneğin RSI değeri 70 ve üzerinde olduğunda piyasanın aşırı alım bölgesinde olduğuna işaret edebilir. RSI 30 ve altına indiğinde de aynı mantık geçerlidir; bu genellikle aşırı satım koşullarının işareti olarak görülür.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi teknik analizin ürettiği işlem sinyalleri her zaman isabetli olmaz; göstergeler bol miktarda gürültü, yani yanlış sinyal üretebilir. Bu durum özellikle geleneksel piyasalara kıyasla çok daha küçük ve bu nedenle daha oynak olan kripto para piyasası için geçerlidir.

Eleştiriler

Teknik analiz her tür piyasada yaygın olarak kullanılsa da pek çok kişi onu tartışmalı ve güvenilmez bulur; sıklıkla "kendini gerçekleştiren kehanet" olarak nitelendirilir. Bu ifade, yalnızca çok sayıda insanın beklentisi nedeniyle gerçekleşen olayları tanımlamak için kullanılır.

Eleştirenlere göre finansal piyasalarda çok sayıda yatırımcı aynı türden göstergelere (örneğin destek ve direnç seviyelerine) güvendiğinde, bu göstergelerin işe yarama olasılığı da artar.

Teknik analizi savunanlar ise her grafik uzmanının grafikleri okurken ve çok sayıda göstergeden yararlanırken kendine özgü bir yol izlediğini, dolayısıyla çok sayıda yatırımcının tamamen aynı stratejiyi uygulamasının neredeyse imkânsız olduğunu söyler.

Temel analiz ile teknik analiz karşılaştırması

Teknik analizin çıkış noktası, piyasa fiyatının o varlıkla ilgili bütün temel verileri zaten yansıttığıdır. Ağırlıklı olarak geçmiş fiyat ve hacim verilerine, yani piyasa grafiklerine odaklanan teknik analizin aksine temel analiz (FA) çok daha kapsamlı bir araştırmaya dayanır ve niteliksel etkenlere daha fazla ağırlık verir.

Temel analiz, bir varlığın gelecekteki performansının geçmiş verilerin dışındaki etkenlerce belirlendiğini varsayar. Özünde bir şirketin, işletmenin ya da varlığın içsel değerini çeşitli mikro ve makroekonomik koşullara göre tahmin etme yöntemidir. Şirketin yönetimi ve itibarı, piyasadaki rekabet, büyüme hızı ve sektörün genel durumu bu koşullara örnek verilebilir.

Dolayısıyla temel analizin teknik analizden farklı olduğunu söyleyebiliriz. Teknik analiz ağırlıklı olarak fiyat değişimlerini ve piyasa davranışını öngörmek için bir araç olarak kullanılır. Temel analiz ise varlığın geçmişine ve potansiyeline bakarak olduğundan değerli mi yoksa değersiz mi fiyatlandığını belirlemeye çalışır. Temel analiz genellikle fon yöneticileri ve uzun vadeli yatırımcılar tarafından tercih edilirken, teknik analiz kısa vadeli işlem yapanlar arasında daha yaygındır.

Teknik analizin önemli bir avantajı niceliksel verilere dayanmasıdır. Bu sayede fiyat hareketlerini nesnel biçimde incelemek için bir zemin sunar ve daha niteliksel olan temel analiz yöntemlerindeki tahmin payının bir kısmını ortadan kaldırır.

Yine de ampirik veriye dayanmasına rağmen teknik analiz kişisel önyargılardan ve öznellikten tamamen kurtulamaz. Örneğin bir varlıkla ilgili belirli bir sonuca varmaya güçlü biçimde eğilimli olan bir yatırımcı, teknik analiz araçlarını kendi önyargısını doğrulayacak şekilde kullanabilir; çoğu zaman bunu farkında olmadan yapar. Ayrıca piyasada belirgin bir örüntü veya trend yokken teknik analiz yanıltıcı olabilir.

Son sözler

Hangi yöntemin daha iyi olduğuna dair yıllardır süren eleştiriler ve tartışmalar bir yana, pek çok kişi teknik analiz ile temel analizi birlikte kullanmanın daha mantıklı bir seçim olduğunu düşünür. Bu yaklaşım hem işlem yapanların hem de yatırımcıların işine yarar; örneğin uygun giriş ve çıkış noktaları ararken.