İç İçe Geçmiş Borsalar Hangi Riskleri Taşır?

· 3 min read

İç içe geçmiş borsalar, kara para aklayanların gözde aracı hâline geldi. Bu borsalar ve hizmetler hakkında bilmeniz gereken her şeyi, onlarla mücadele için neler yaptığımızı, kendinizi nasıl koruyabileceğinizi ve hesapların neden bu yüzden bloke ya da donduruluyor olduğunu bu yazıda bulacaksınız.

Önemli bilgiler:

  • İç içe geçmiş (nested) borsa, hizmetini başka bir borsadaki bir cüzdan veya hesap üzerinden sunan bir kripto alım satım platformudur.
  • Bu tür borsalar, Müşterini Tanı (KYC) ve Kara Para Aklamayla Mücadele (AML) yükümlülüklerinden kaçmak isteyen kara para aklayıcıları için son derece cazip.
  • Bu yazıda iç içe geçmiş borsalardan nasıl uzak duracağınızı, sık karşılaşılan güvenlik sorunlarını ve Binance'te bu konuyu nasıl ele aldığımızı öğreneceksiniz.

Kripto para dünyasında yeni bir eğilim ortaya çıktı ve bu eğilim pek de hoş değil. Nested exchange, yani iç içe geçmiş borsa denen bu yapılar, dünya genelinde kara para aklayıcılarının en yeni gözdesi oldu. Kısaca: iç içe geçmiş bir borsa, kripto alım satım hizmetini başka ve halihazırda var olan bir borsadaki cüzdan ya da hesap üzerinden verir. Bu borsalar genellikle görünmez kalmayı tercih eder ve hesabın bulunduğu asıl borsayla açıkça ilişkilendirilmez. Peki insanlar bunları neden kullanıyor?

Bazı kullanıcılar bu borsaları KYC ve AML gereklilikleri neredeyse hiç olmadığı için tercih ediyor. Bu kullanıcılar belki yalnızca anonim kalmak istiyor, belki de kötü niyetliler. Doğrusu, çoğu zaman ikincisi geçerli. Peki iç içe geçmiş borsalar nasıl çalışır?

  • A kişisi iç içe geçmiş bir borsaya girer ve ETH'sini BTC'ye çevirmeye karar verir.
  • A kişisi ETH'yi bu borsaya yatırır.
  • İç içe geçmiş borsa, dönüşümü tamamlamak için ETH'yi hesabının/cüzdanının bulunduğu diğer borsadaki kendi hesabına aktarır.
  • İç içe geçmiş borsa dönüştürülen varlığı A kişisine gönderir ve işlem tamamlanır.

Ne var ki bu sürecin gevşek koşulları, yasa dışı gelirlerinin izini kaybettirmek ve Binance gibi merkezi borsaların yükümlülüklerinden kurtulmak isteyen kötü niyetli kişiler için sistemi cazip bir araca dönüştürüyor. Bu yazıda iç içe geçmiş borsalardan nasıl kaçınacağınızı ve sık karşılaşılan güvenlik sorunlarını öğreneceksiniz.

İç İçe Geçmiş Borsalardan Nasıl Kaçınabilirsiniz?

İç içe geçmiş borsalar, dışarıdan bakıldığında geleneksel kripto borsalarından farksızdır. Bazılarının sahte bir arayüzü bile olabilir, ancak bu daha nadir görülür. Kullanıcılar genellikle hangi hizmeti kullandıklarını bilir; bilmedikleri şey, işlemin asıl olarak hangi borsada ve nasıl gerçekleştiğidir. İç içe geçmiş borsalardan ve beraberinde gelen tüm risklerden uzak durmak istiyorsanız, düzenlemeye tabi merkezi bir borsayı ya da KYC ve AML süreçlerini hukuka uygun biçimde yürüten bir hizmet sağlayıcıyı tercih etmenizi öneririz.

Kullandığınız kripto borsasında neredeyse hiç doğrulama kontrolü veya işlem limiti bulunmaması kötü bir işarettir. Hizmet sağlayıcınızın iç içe geçmiş bir borsa olduğundan şüpheleniyorsanız, bir blok zinciri gezgini (blockchain explorer) üzerinden paranızın başka bir borsadaki cüzdan ya da hesaptan gelip gelmediğini her zaman kontrol edebilirsiniz.

Güvenlik Sorunları

Bu hizmetlerin en büyük risklerinden biri, asıl borsanın işlemleri izleyememesidir. Unutmayın: paranızı güvenlik önlemleri asgari düzeyde olan bir borsaya emanet ettiğinizde çok daha büyük bir risk alıyorsunuz. Kötü niyetli kişiler bu hizmetleri, asıl platformların AML/KYC yükümlülüklerini atlatmak için kullanır. Günlük kripto işlemleriniz için eşler arası (peer-to-peer) bir borsa kullanıyor olsanız bile, farkında olmadan suç veya terör faaliyetlerini finanse ediyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda iç içe geçmiş borsa yaptırımlara maruz kalabilir, hatta tamamen kapatılabilir. Bulunduğunuz ülkenin mevzuatına bağlı olarak paranıza el konulabilir ya da paranız süresiz olarak bloke edilebilir. Bir kolluk kuvveti, iç içe geçmiş bir borsanın yasa dışı faaliyet yürüttüğüne inanmak için sebep bulur ve o borsaya karşı hukuki süreç başlatma yetkisine sahipse, ilgili hizmetler ve varlıklar bloke edilebilir ve/veya el konulabilir. Kolluk kuvvetlerinin bunu yapmasının farklı gerekçeleri olabilir; ancak kullanıcıyı asıl ilgilendiren kısım, bir hizmet sağlayıcı hakkında yürütülen hukuki süreç sonucunda paranın geri alınamama ihtimalidir. Para geri alınabilse bile bu çaba, hem zaman hem de maddi kaynak açısından oldukça yıpratıcı olabilir.

İç İçe Geçmiş Borsalar Borsalar Kripto Borsası Müşterini Tanı KYC Kara Para Aklamayla Mücadele AML